Tom Clancy's Splinter Cell: Conviction [PC] |
![]() | ![]() |
Info
İnfo
| Yayımcı | Ubisoft |
| Yapımcı | Ubisoft |
| Tür | Action |
| Yayınlanma Tarihi | Nisan 30, 2010 |
| Diğer Platformlar | Xbox360 |
| Web Sitesi | http://splintercell.us.ubi.com/ |
| Multiplayer | var |
İşlemci Hızı: Mhz.
Ekran Kartı:
Ram:
Videolar / Resimler
Download / Demo
Editor reviews
Bu adamı ancak o sizi öldürdüğünde görebilirsiniz!
O siyah arka fonun üzerinde yapımcıların adları ekranda yukarıya doğru akarken gayri ihtiyari şu cümleyi kurmuşum: "Vallahi helal olsun, adamlar ne oyun yapmış be ağabey". Oyunun çıkmasını bu kadar yakından takip ettikten ve Sam Fisher' ın o karizması sizi oyun öncesi içine çektikten sonra böyle demek aslında çok da anormal değildi belki ama oyun gerçekten de kendine ne kadar övgü alıyorsa hepsini hak ediyor.
Splinter Cell: Conviction'da serinin diğer yapımlarına göre Sam Fisher yaşını başına almış, ununu elemiş ama eleğini asmamış, en karizmatik haliyle karşımızda. Sam Fisher'ı serinin diğer yapımlarında olduğu gibi Michael Ironside seslendiriyor. Bilmeyenleriniz varsa en son filmi olarak Terminator Salvation'ı gösterebilirim. Ubisoft'un Sam Fisher üzerindeki ince işçiliği ve mükemmel dublajıyla Sam Fisher için söyleyecek hiç bir söz kalmıyor.
Oyunun hikayesine kısaca değinirsek, kızı öldürülen bir babanın intikam mücadelesi konu alınıyor ve kızı öldürülen kişi de Özel Ajan Sam Fisher olunca bu hikayenin dost canlısı ve kansız bitmesi uzak bir ihtimal oluyor. Konu ana hikaye olarak buradan yürüse de oyunun içine girince aslında hikayenin tam da böyle olmadığını görüyoruz.(Spoiler vermemek için söylemiyoruz elbette hikayenin geri kalanını)
Oynanıştan söz edersek Splinter Cell'in "Taktiksel" oynanış yapısına aksiyon öğeleri çok iyi yedirilmiş. Ne aşırı aksiyonla oyun sıradanlaşıyor ne de bir strateji oyunundaki taktiksel oynanış kadar oyun sizi hesap kitaba götürüyor. Her şey tadında bırakılmış.
Conviction'da yine gizlilik diğer yapımlar gibi ön planda. Özellikle "karanlık" unsuru oyunun başındaki öyküyle beraber gerçekten çok iyi bir şekilde aktarılmış. Sam Fisher karanlığı, ışığın olmadığı ortamları düşmanlarına karşı en büyük silahı olarak kullanıyor. Oyunda bazı bölümlerde bu karanlık ortamı ışıkları patlatarak, jeneratörlerin gücünü keserek kendimizde sağlayabiliyoruz. Oyundaki karanlık ortamlarda ekran siyah-beyaz bir hal alıyor ve böylelikle düşmanlarımız tarafından görünmediğimizi ve gizlendiğimizi anlayabiliyoruz. Belki bazı oyun severleri bu oyun dinamiği sıkabilir uzun süre siyah-beyaz oynamak sıkabilir ancak oyunun atmosferine girebilmek için bence bu da gerekli bir unsurdu, en azından beni bu özellik rahatsız etmedi.
Oyunda karanlık ile beraber sessizlik de çok önemli. Örnek vermek gerekirse; düşmanın içerde yer aldığı bir odaya koşarak ilerliyoruz sonra düşman "N'oluyor ağabey" diyerekten silahına davranıveriyor. O yüzden oyunda sizlere tavsiyem, mümkün olduğunca yavaş ve sessiz hareket etmeniz. Tabi ki hızlı olmanız ve sesli olmanız gereken yerler de yok değil.
Sam Fisher bildiğiniz üzere orduda yer alan eski bir asker, özel bir ajan. Dolayısıyla tüm silahları ve araçları ustalıkla kullanabiliyor. Bu da bize düşmanlarımıza karşı oldukça bir avantaj sağlıyor. Örneğin kapıların altında mini kameralarla odanın içerisini gözlemleyip düşmanlarımızı belirleyebiliyoruz ya da yapışkan kameralarla uzak bir yerden kamerayı güzel bir açıya fırlatarak yine ortamı gözlemliye biliyor, uzaktan kumandası sayesinde ses çıkartarak düşmanların dikkatini dağıtabiliyor son olarak da bir patlayıcı özelliği de kazandırabiliyoruz. Diğer araçlarımız ise klasik el ve flash bombaları, düşmanlarımızı kısa süre için şoka sokabileceğimiz EMP'ler ve uzaktan kumandalı patlayıcılar.
Oyunda ayrıca çok iyi bir şekilde monte edilmiş bir "Upgrade" sistemi mevcut. Kritik bölümler öncesi "Silah kutularımız" çıkıyor ve buradan oyun içi kazandığımız puanları kullanarak silahlarımızı geliştirebiliyoruz. Susturucu, ekstra şarjörler, dürbünler, lazerler, patlayıcı etkisini artırabilieceğimiz geliştirmeler de mevcut.
Oyunda belki de Conviction'a özgü en önemli özelliği "Mark and Execute" sistemi. Yani düşmanı belirle ve yok et. Oyunda bu sistemi kısaca anlatırsak düşmanı gördüğümüz zaman "Q" tuşuyla düşmanları işaretliyor ve gerekli mesafe sağlandığı zamanda düşmanımız kızarıyor ve "E" tuşuna basarak o yavaş çekim sahnelerin sanatsallığında kayboluyoruz. Ancak bu sistem de Max Payne'nin "Bullet Time" özelliği gibi sınırlı. Bu özelliği kazanabilmek için bir düşmanımızı sessiz bir şekilde fiziksel olarak elimine ediyoruz. Silahın özelliğine göre de işaretleyip yok edebileceğimiz düşman sayısı artıyor.
Ayrıca araçlardan bahsederken bilerek unuttuğum bir aracımız var ki zaten serinin diğer oyunlarından da aşinayız bu araca: Solar Gözlüklerimiz. Yani Sam'in sürekli alnında güneş gözlüğü gibi taşıdığı o yeşil ışığın hakim olduğu 3 camlı gözlüğümüz. Bu gözlük sayesinde duvarların arkasını görebiliyor, düşmanlarımızı o şekilde de işaretleyebiliyoruz. Ancak bir de şöyle bir durum var ki düşmanlarımızda da bu gözlüklerden olunca karanlık,sessizlik falan uçup gidiyor. Yapmamız gereken şey ise basit diğer Solar gözlüksüz düşmanlarımızdan önce bunların işini hallederek gizliliğimizi korumak. Ama diğerlerine göre biraz sizi zorlayabilir benden söylemesi.
Evet, oyunun grafik motoruna gelince fazla söze gerek yok: Unreal 3 Engine diyorum başka da bir şey demiyorum. Zaten kendini defalarca kanıtlamış bir oyun motoru bu ve Conviction'da da bu oyun motorunun tüm nimetlerinden yararlanılıyor. Çevreyle fiziksel temasımız da gayet başarılı. Özellikle kırılan camlar, patlayan lambalar, tüpler, kırılabilir siper alınan yerler. Hele ki oyunda bir bölüm var ki; sahneyi anlatmak gerekirse; dışarda yağmur yağıyor ve biz bir gökdelenin içindeyiz. Kafanızı çevirip camlara baktığınızda yağmur damlalarının camdan nasıl süzüldüğünü görüp, oyunda kızımızın da öldürüldüğünü düşünürsek, o camdan dışarı Sam'in yaşlı gözlerinden uzunca bir süre bakabilirsiniz. Elbette sinirden Sam'in duygulanmaya vakti yok ama sonuçta onu siz kontrol ediyorsunuz.
Zaten atmosfer seslerine ve karakter dublajlarına diyecek tek bir kelime yok. İyi bir ses sistemiyle, biraz da sesi yükselterek kendinizi çok kaliteli bir aksiyon filminin içinde bulabilirsiniz.
Oyunda ayrıca çok da uzun sayılmayan normal senaryonun dışında arkadaşlarınızla oynayabileceğiniz bir Co-Op senaryosu mevcut bu özelliği de mutlaka denemelisiniz, ayrıca Multiplayer modunda da yurt dışındaki rakiplerinize karşı şansınızı deneyebilirsiniz.
Splinter Cell:Conviction için diyecek tek bir şey var: "Bu oyun olmuş ağabey, budur." Kesinlikle denenmesi gereken, ardından arkadaşlarınızla bu oyun hakkında sohbet edilmesi gereken ve serinin diğer oyunun çıkınca da saygıyla yad edilmesi gereken bir yapım olmuş Conviction. Şiddetle tavsiye olunur, herkese iyi oyunlar.
| Artıları | Sam Fisher Grafikler ve seslendirmeler Mark and Execute sistemi Senaryo+Final sahnesi |
| Eksileri | Düşmanların yapay zekası Nispeten senaryonun kısa sürmesi |
| Öneri: | Mutlaka alın! |
Üye eleştirileri
Eleştiri yazmak için lütfen giriş yapın.
Yorumlar (2)
Bu yorumun beslemesine abone olun...
...
İkisini karsılastırdıgımda ise acıkcası cok sacma geldi Splinter Cell: Conviction a 18 yas sınırı koyulması.
Bu oyuna 18 yas sınırı koyulması uygun gelmıs ıse GOW3 de bu yas sınırının herhalde 25 fılan olması gerekırdı ki (oha artık!) sacma olurdu.
































